Kızılırmak Mah. 1450. Sokak No:13 Çukurambar Ankara 444 66 62 info@koruhastanesi.com

OBEZİTE ve OBEZİTE CERRAHİSİ

[section_tc][column_tc span=’12’][blockquote_tc style=’style3′ delimiter=’ ‘]

Obezite, vücuda besinler ile alınan enerjinin, harcanan enerjiden fazla olmasından kaynaklanan ve bunun sonucunda vücut yağ kitlesinin, yağsız vücut kitlesine oranla artması ile açıklanan kronik bir hastalık olarak karşımıza çıkmaktadır.

Obezite gelişmiş dünya ülkelerinin en önemli sağlık problemlerinden biri durumuna gelmektedir. Ülkemizde de diğer dünya ülkelerinde olduğu gibi obezite görülme sıklığı gün geçtikçe artmaktadır. Erkeklerde %20,5, kadınlarda ise % 41,0, toplamda %30 olarak bulunmuştur.

Günümüzde önlenebilir ölümlerin sigaradan sonra gelen önemli bir nedeni olan obezite, kalp-damar hastalıkları, hipertansiyon, diyabet, bazı kanser türleri (erkeklerde kolon, rektum ve prostat; kadınlarda meme, uterus ve over), diabetes mellitus, uyku apnesi, lipid bozuklukları, reflü hastalığı, solunum sistemi hastalıkları, kas-iskelet sistemi hastalıkları gibi pek çok sağlık probleminin oluşmasına zemin hazırlamakta, hayat kalitesi ve süresini olumsuz yönde etkilemektedir.

Vucut kitle indeksi (VKİ), kişinin kilosunun boyunun metre cinsinden karesine bölünmesiyle elde edilen bir değerdir. Bu değerin kullanılmasının nedeni obeziteyi evrensel olarak sınıflandırmak ve hastanın obezite durumunun objektif olarak ortaya koymaktır.

Obezite ile mücadelenin temelini sağlıklı beslenme ve düzenli egzersiz yapmak oluşturmaktadır. Ancak tüm bu çabalara rağmen yeme alışkanlığını değiştiremeyen kişiler için obezite cerrahisi önemli bir haline gelmektedir.

Vücut kitle indeksinin 40’ın üzerinde ya da vücut kitle indeksinin 35’in üzerinde ve beraberinde diabet, hipertansiyon, solunum apnesi, dizde osteoartrit benzeri obezite ile alakalı hastalıkların varlığında obezite nedeniyle cerrahi (bariatrik cerrahi) gündeme gelmektedir. Obeztenin bugün için bilinen en etkin ve sürdürülebilir tedavisi cerrahi yaklaşımdır. [nbsp_tc]Uygulanan cerrahi tekniklerle hastalar total vücut kilolarının % 65-70’ini verilebilmektedir. Ameliyat sonrası en fazla kilo verme ilk 6 ayda olmakla beraber, kilo verme ameliyattan sonraki 24 ay süresince devam etmektedir. Cerrahiden maksimum yarar sağlamak için hastaların, ameliyat sonrası kendilerine önerilen yaşam tarzlarını ve diyetlerini sürdürmeleri önemlidir.

Obezite ile mücadele bir takım çalışmasını yani multidisipliner bir yaklaşım gerektirmektedir. Cerrahi kararı verilen hastalar ameliyat öncesi anestezi, kardiyoloji, göğüs hastalıkları, psikiyatri ve endokrinoloji bölümleri tarafından değerlendirilmektedir. Hastaların ameliyat sonrası uzun süreli takibi, diyet düzenlenmesi, psikolojik destek ve kilo verdikten sonra olası estetik cerrahi müdahaleler gerektirebildiği bilinmektedir.

Obezite cerrahisi laparoskopik ve robotik cerrahi ile yapılabilmektedir. Günümüzde en son teknolojik gelişim olarak karşımıza çıkan robotik cerrahi; sağladığı avantajlarla ön plana çıkmaktadır. Robotik cerrahide sağlanan ileri görüş sistemi, ameliyat sonrası hastaya sorun yaratacak durumların tespitinde avantaj sağlamaktadır. Robotik cerrahi sistemin laparoskopik cerrahiden üstünlüğü laparoskopik cerrahinin aksine 2 boyutlu değil 3 boyutlu, yüksek çözünürlük ve büyütme sağlamasıdır. Hastenemizde de yaygın olarak kullandığımız robotik cerrahi tüm bu özelliklerin toplamı ile obezite cerrahisinin başarısını arttırmaktadır.

[/blockquote_tc][/column_tc][/section_tc]